Tunus'ta LGBTİ'lere Yönelik Şiddete Son!

(For English please scroll down)

Tunus'ta rızaya dayalı eşcinsel ilişki suç sayılıyor. Rızaya dayalı eşcinsel ilişki yaşayan kişiler üç yıla kadar hapis cezasına mahkum edilebiliyor ve bu kişilerin özel hayatın gizliliği, güvenlik ve ayrımcılığa uğramama hakları ihlal ediliyor. "Toplum ahlakına yakışmayan" eylemleri suç olarak düzenleyen kanunlar uyarınca translar da tutuklanma ve yargılanma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Ülke genelinde LGBTİ'ler tutuklanan ve yargılananların kendileri olacağı korkusuyla maruz bırakıldıkları şiddeti ve tacizi bildirmekten korkuyor. Bu, homofobik ve transfobik nefret suçlarına onay veren bir ortam yaratıyor ve şiddet veya tacize uğrayanlara koruma sağlanmamasına neden oluyor. Çoğu LGBTİ cinsiyet kimliğini ve cinsel yönelimini ailesinden ve toplumdan gizlemek zorunda kalıyor. Teşhir edilme veya tutuklanma ihtimali LGBTİ'leri bu durumdan faydalanmak isteyen ve kendilerine şantaj yapan ya da cinsel tacizde bulunan polislerin hak ihlallerine karşı korumasız bırakıyor. 

Kimi durumlarda eşcinsel erkekler, polisin elinde onları eşcinsel ilişkiyle ilişkilendirecekleri bir "kanıt" olmasa da tutuklanmamak için polise rüşvet vermek zorunda kalıyor. Tutuklamalar genellikle görünüş, davranış ve ifade biçimlerine dair kalıp yargılar çerçevesinde gerçekleştiriliyor.

Rızaya dayalı eşcinsel ilişkide bulunmakla suçlanan erkekler genellikle hakim kararıyla doktorlar tarafından anal muayeneye maruz bırakılıyor. BM İşkence Özel Raportörü'nün de ifade ettiği üzere bu muayene bilimsel olarak değersiz kabul ediliyor ve işkence ya da kötü muameleye tekabül ediyor.

Cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetten sağ kalan LGBTİ'ler için adalet arayışı ailelerinden destek alamadıkları için özellikle zorlaşıyor. Aileler çoğu zaman onları reddediyor, onlara şiddet uyguluyor ya da yok sayıyor. Ayrımcı yasalara ve uygulamalara karşı açık bir şekilde kampanya yürütenler hükümetten ya da toplumdan karşı tepkiyle karşılaşıyor. LGBTİ aktivistleri ve örgütleri tehditlere ve tacizlere uğruyor.  

İmza kampanyamıza katılın, LGBTİ hakları için siz de harekete geçin. 

---

Stop Violence Against LGBTI in Tunisia!

Consensual same-sex sexual relations are criminalized in Tunisia. Under Article 230 of the Penal Code, people who engage in consensual same-sex sexual relations can face up to three years in prison, violating their human rights to privacy, security and to live free from discrimination. Transgender people and individuals who are gender non-conforming also face the risk of being arrested and prosecuted under laws, such as Article 226 of the Penal Code, that criminalize indecency and acts deemed to be ‘offensive to public morals’.

Because same-sex sexual relations are criminalized, many LGBTI people are afraid to report the violence and harassment they are subjected to because they fear that they themselves will be arrested and prosecuted instead. This creates a permissive environment for homophobic and transphobic hate crimes and provides little protection from harassment and intimidation by family members and others in the community. Because of the associated stigma, many LGBTI people prefer to hide their gender identity and sexual orientation from their families and communities. The possibility of exposure or of being arrested also puts LGBTI people at risk of abuse and exploitation at the hands of the police who take advantage of this fear to blackmail, extort or even sexually abuse LGBTI people.

In some instances, gay men are forced to pay bribes to escape arrest, even though the police hardly ever have “proof” of them engaging in same-sex sexual relations. Arrests are usually based on gender stereotypes of appearance, behaviour and expression which are used to determine a person’s real or perceived sexual orientation or gender identity.

Men accused of engaging in consensual same-sex sexual activity are routinely subjected to an anal examination by medical doctors. The test is usually ordered by a judge in an attempt to find “proof” of anal sex. There is no scientific basis for such examinations and, as the UN Special Rapporteur on Torture has said, as well as being medically worthless they constitute a form of torture and other ill-treatment when carried out against someone’s will.

Seeking justice for LGBTI survivors of sexual and gender-based violence is especially difficult as they cannot always rely upon their families for support. Families often reject them, subject them to violence or simply dismiss their suffering. Those who have openly campaigned against discriminatory laws and practices have faced a backlash from both the government and from society. LGBTI activists and organizations who call for LGBTI rights to be protected in law and practice are faced with threats and harassment.

Join our campaign and take action for LGBTI rights.

Eylemi Paylaş:
111 2