Tunus'ta Cinsel Şiddetten Sağ Kalanlara Yönelik Ayrımcı Yasalara Son!

"Başıma gelen her şey için beni suçluyorlar." Ev içi tecavüzden sağ kalan Tunuslu bir kadın (Mart 2015)

Tecavüzcüleriyle evlenmeye zorlanan genç kadınlar, tecavüz edenler eşleri olduğu için suç duyurusunda bulunamayan kadınlar, cinsel yönelimleri ya da cinsiyet kimlikleri nedeniyle saldırıya uğrayanlar... Onlar suçlu değil şiddetten sağ kalanlar.

Fakat Tunus'ta, cinsel şiddet ya da toplumsal cinsiyete dayalı şiddetten sağ kalanlar çoğu zaman başlarına gelenler için suçlanan taraf oluyorlar. Aileleri veya toplum tarafından damgalanıyorlar. Desteklenmek veya korunmak yerine, kanunlar tarafından bir kez daha mağdur ediliyorlar.

Mağdurlar damgalanmaktan korktukları için şiddet olayları çok az rapor ediliyor. Bu nedenle Tunus'ta cinsel şiddet ve toplumsal cinsiyet temelli şiddetin gerçek boyutu bilinmiyor.

Tunus yetkilileri şiddetle mücadelede olumlu adımlar atmış olsa da kanunlarda ve uygulamada sağ kalanlara yönelik ayrımcılık sürüyor. Bir başka deyişle, sağ kalanlar yeterli bir şekilde korunmuyor, sağlık hizmetlerine ve adalete erişemiyor. Üstelik toplum ya da yetkililer tarafından başlarına gelenler için suçlanan ve ayrımcılığa uğrayanlar da yine onlar oluyor.

Tunus Başbakanı'na sesleniyoruz ve cinsel şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadeleye öncelik vermesini talep ediyoruz.

EK BİLGİ

Kadın ve kız çocuklarına yönelik şiddet Tunus'ta yaygın bir şekilde hüküm sürüyor. 2010 yılında bu konuda yapılan tek resmi anket çalışmasına göre Tunuslu kadınların %47'si hayatlarında en az bir kez şiddetin bir türüne uğruyor. Bu kadınların %15,7'si cinsel şiddete maruz kalıyor. Yasalar önünde ev içi tecavüz, tecavüz olarak kabul görmüyor, genç bir kadına tecavüz eden ya da onun kaçıran erkekler kadınla evlenmeleri durumunda yargılanmıyorlar.

Cinsel şiddet veya toplumsal cinsiyet temelli şiddet Tunuslu Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseksler'in (LGBTİ) de hayatlarının bir gerçeği. Seks işçilerinin veya LGBTİ'lerin cinsel kimlikleri veya cinsel yönelimleri nedeniyle maruz kaldıkları şiddete yönelik resmi veriler ise bulunmuyor. Ülkede eşcinsel ilişki bir suç olarak kabul ediliyor ve hapis ile cezalandırılıyor.

Aileleri veya toplum tarafından damgalanmaktan korkan sağ kalanlar ortaya çıkmadığı ve bu tür şiddet olayları çok az rapor edildiği için cinsel şiddet ve toplumsal cinsiyet temelli şiddetin gerçek boyutu bilinmiyor.

506 İMZA SONA ERDİ
Eylemi Paylaş:
111 2