33 yıl hapis 148 kırbaç cezası alan Nesrin Sutude derhal serbest bırakılmalı

Önde gelen İranlı insan hakları avukatı Nesrin Sutude, hiçbir şekilde adil olmayan iki yargılama sonucunda 33 yıl 6 ay hapis ve 148 kırbaç cezasına mahkum edildi. Sutude’ye yöneltilen suçlamalar, kadın haklarını savunması ve ölüm cezasına açıkça karşı çıkması da dahil olmak üzere Sutude’nin yürüttüğü barışçıl insan hakları çalışmalarından kaynaklanıyor.

Barışçıl insan hakları faaliyetleri nedeni ile suçlanan Nesrin için harekete geçin!

İran yetkililerine insan haklarını savunmanın suç olmadığını söyleyin.

Nesrin Sutude, 9 Şubat 2019’da, Tahran’da tutuklu bulunduğu Evin Cezaevi’nin Ceza İnfaz Dairesi tarafından, yargılandığı son davada mahkemenin karar verdiğine dair bilgilendirildi. Sutude’nin yedi suçtan 33 yıl 6 ay hapis ve 148 kırbaç cezasına mahkum edildiği mahkeme kararını okumasına izin verildi. Duruşması 30 Aralık 2018’de 28 No’lu Tahran Devrim Mahkemesi’nde kendisi yokken görülmüştü. Avukatına erişimine izin verilmedi. Sutude’ye yöneltilen suçlamalardan bazıları “yolsuzluğu ve fuhşu teşvik etmek” ve “başörtüsü olmadan halkın içinde görünerek açıkça günah işlemek” de dahil olmak üzere zorunlu başörtüsü yasalarına itirazıyla bağlantılı olan suçlamalardı. Yetkililerin Sutude aleyhine “kanıt” olarak gösterdikleri meşru faaliyetlerin bazıları şunlar: İran’ın istismar edici, ayrımcı ve alçaltıcı olan zorunlu başörtüsü yasalarına karşı çıkmak, cezaevi ziyaretleri sırasında başörtüsünü çıkarmak ve medyaya zorunlu başörtüsünü protesto eden kadınların şiddet kullanılarak gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla ilgili röportajlar vermek. 11 Mart 2019’da kararı açıklayan hakim, Mohammad Moghiseh, gazetecilere Sutude’nin biri “dini lidere hakaret etmek” olan iki ayrı suçtan yedi yıl hapis cezasına mahkum edildiğini söyleyerek kafa karışıklığı yarattı. Sutude, “dini lidere hakaret” suçlamasıyla yargılanmıyordu. Bu durum karşısında Nesrin Sutude, avukatından, hakimlerin yargılandığı Disiplin Mahkemesi’ne başvurmasını ve Moghiseh hakkında “yalan yaymak” suçundan suç duyurusunda bulunmasını talep etti.

Nesrin Sutude başlangıçta “sistem karşıtı propaganda yaymak” ve “ulusal güvenliğe karşı suç işleme amacıyla toplanmak ve işbirliği yapmak” ile suçlanmıştı. Ancak hakim, hukuki usulleri ihlal ederek onu başka bir suçtan mahkum etti. Sutude, yabancı diplomatlarla gerçekleştirdiği toplantılar gibi meşru faaliyetleri gerekçe gösterilerek “ulusal güvenliğe zarar verme amacıyla ajanların saklanmasına yardım etmek” suçundan mahkum edildi. Dava mevcut durumda temyiz mahkemesinde.

Ek Bilgi

Nesrin Sutude, 13 Haziran’da Tahran’daki evinde tutuklanarak Evin Cezaevi’ne götürüldü ve o günden beri kadınlar koğuşunda tutuluyor. Sutude’nin avukatına erişimi engellendi. Nesrin Sutude’ye yöneltilen en yakın tarihli suçlamalar, 2018’de İran’daki istismar edici, ayrımcı ve alçaltıcı zorunlu başörtüsü yasalarını barışçıl biçimde protesto ettikleri için yargılanan kadınları savunması da dahil olmak üzere Sutude’nin yürüttüğü barışçıl insan hakları çalışmalarından kaynaklanıyor. Savcılık yetkilileri iddianamede Sutude’ye yedi ayrı suç isnat etti. Bunların dördü, zorunlu başörtüsüne karşı çıkmasıyla bağlantılı olan şu suçlardı: “Yolsuzluğu ve fuhşu teşvik etmek,” “başörtüsü olmadan halkın içinde görünerek açıkça günah işlemek,” “kamu düzenini bozmak” ve “kamuoyunu rahatsız etmek.” Nesrin Sutude’nin avukat olarak müvekkilleriyle buluşması da dahil zorunlu başörtüsüne karşı yürüttüğü barışçıl insan hakları çalışmaları, hakkında ceza davası açmak için kullanıldı. Diğer üç suçlama, yani “ulusal güvenliği bozma amacıyla grup kurma,” “sistem karşıtı propaganda yayma” ve “ulusal güvenliğe karşı suç işleme amacıyla toplanma ve işbirliği yapma” suçlamaları da yetkililerin “suç” saydığı barışçıl faaliyetlere dayandırıldı. Bu faaliyetler, İnsan Hakları Savunucuları Merkezi ve Ölüm Cezasının Adım Adım Kaldırılması Kampanyası gibi insan hakları gruplarına üye olmayı da kapsıyor. Nesrin Sutude’nin yargı gücü başkanının seçtiği 20 avukattan oluşan listeden bir avukat seçmek yerine bağımsız bir avukat seçmekte ısrar etmesi bile savcılık yetkilileri tarafından cezai eylem olarak değerlendirildi. 30 Aralık 2018’de 28 No’lu Tahran Devrim Mahkemesi’ndeki duruşması Sutude’nin yokluğunda yapıldı. Sutude, yargılamaların adil olmadığı gerekçesiyle duruşmaya katılmayı reddetmişti.

Mahkeme kararında İran Ceza Kanunu’nun 134. Maddesi uygulandı. Bu madde, yargılanan kişinin üçten fazla suçlamayla karşı karşıya olduğu durumlarda, hakimlerin ceza üst sınırının üzerinde bir ceza vermek üzere kendi takdir yetkilerini kullanmalarını mümkün kılıyor. Nesrin Sutude’nin davasında hakim Mohammad Moghiseh, yedi suçun her biri için üst sınırdan ceza verdi ve toplam hapis cezasına dört yıl daha ekleyerek 29 yıl olan ceza üst sınırını 33 yıla yükseltti.  11 Mart 2019’da İslam Cumhuriyeti Haber Ajansı, hakim Mohammed Moghiseh’in gazetecilere, Nesrin Sutude’nin “ulusal güvenliğe karşı suç işleme amacıyla toplanma ve işbirliği yapma” suçundan beş yıl, “dini lidere hakaret” suçundan ise iki yıl olmak üzere yedi yıl hapis cezasına mahkum edildiğini söylediğini bildirdi. 13 Mart’ta Nesrin Sutude’nin eşi Facebook’ta yaptığı bir paylaşımda, ailesiyle birlikte cezaevine yaptıkları bir ziyaret sırasında Sutude’nin davasıyla ilgili yalan yayan hakime öfkelendiğini söyledi. Hakimin açıklamasına karşı çıkan Sutude, yargılandığı iki davada da “dini lidere hakaret” ile suçlanmadığını ifade etmişti. Duruşmasının kendisi ve avukatı yokken görüldüğünü, kararın da kendileri yokken verildiğini söylemişti. Ayrıca, en yakın tarihli davasında avukatına erişimine hiçbir şekilde izin verilmediğini de eklemişti. Her biri ayrı hapis cezası öngören çeşitli suçlardan mahkum edilen Sutude’nin hakkındaki mahkumiyet kararı ve hapis cezaları bir üst mahkemede onanırsa, Sutude olabilecek en uzun süreli hapis cezasını çekmek zorunda kalacak

Eylül 2016’da 28 No’lu Tahran Devrim Mahkemesi, Nesrin Sutude’yi “sistem karşıtı propaganda yaymak” ve “ulusal güvenliğe karşı suç işleme amacıyla toplanmak ve işbirliği yapmak” suçlarından yargıladı. Duruşma gününde Sutude’nin mahkeme salonuna girmesine izin verilmedi ve duruşma onun yokluğunda yapıldı. Son kez tutuklandığı güne kadar yargılandığı ve mahkum edildiği kendisine bildirilmedi. Mahkeme kararı, daha önce anılan suçların hiçbirine atıfta bulunmuyordu. Onun yerine hakim, ceza kanununun 510. Maddesi gereğince Sutude’yi daha ihtilaflı bir suç olan “ulusal güvenliğe zarar verme amacıyla ajanların saklanmasına yardım etmek”ten suçlu buldu ve bu suç için kanuni olarak verilebilecek en yüksek cezanın iki yıl üzerine çıkarak Sutude’yi beş yıl hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme kararında yetkililer, Sutude’yi, İran içinde ve dışında İran’ın ulusal güvenliğini tehdit eden “karşı devrimcilerle” işbirliği yapmakla ve insan haklarını “bahane” ederek “yabancı diplomatlarla ve Tahran’daki yabancı ülke konsolosluklarında istihbarat yetkilisi olduğundan şüphe edilen kişilerle gizli toplantılar” yapmakla suçladı. Mahkeme kararında ayrıca “ulusal güvenliği tehdit eden ve devleti yıkma amacı taşıyan faaliyetlerini sürdürebilmesi için kendisine 50.000 Avroluk Saharov Ödülü verildiği” de belirtildi. Avrupa Parlamentosu tarafından 2012’de başka bir hapis cezası nedeniyle Evin cezaevinde tutulan Nesrin Sutude’ye, İranlı yönetmen Cafer Penahi ile birlikte Saharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü verilmişti. Uluslararası Af Örgütü, bu para ödülünün Nesrin Sutude’ye hiçbir zaman ulaşmadığını öğrendi.

Nesrin Sutude geçtiğimiz haziranda tutuklandığında yürüttüğümüz Acil Eylemimiz için buraya tıklayınız. 

UA: 126/18

4255 İMZA İMZALA
Eylemi Paylaş:
111 2