Arakanlı Müslümanlara Yönelik Etnik Temizliği Durdurun

Myanmar ordusunun askeri operasyon başlattığı 25 Ağustos’tan bu yana Arakan eyaletindeki yerleşim alanlarında en az 80 büyük ölçekli yangın saptandı. Arakanlı Müslümanların yaşadığı yerlerin tamamı yakılıp kül edildi.

429.000’den fazla Arakanlı Müslümanın bir ay kadar kısa bir zamanda Bangladeş’e mülteci olarak kaçmak zorunda kalmasıyla dünyanın en hızla büyüyen krizi oluştu. Kaçanların yüzde 80’ini kadınlar ve çocuklar oluşturuyor ve insanların çoğu ağır bir şekilde yaralı.

Çok acımasız şiddet olaylarının ve öldürmelerin gerçekleştiğine dair raporlamalar bulunuyor.

Güvenlik güçleri Arakanlı Müslümanlara karşı şiddet kullanarak onları yerinden etmeye çalışmakla kalmıyor, aynı zamanda kaçan insanlara yakın mesafeden ateş ediyor. Kâbus, Arakanlı Müslümanlara ölümcül bir tehdit oluşturan mayın patlamalarından dolayı Bangladeş sınırında da devam ediyor.

Bu, Myanmar güvenlik güçlerinin Arakan'da uyguladığı ilk ihlal değil. Arakanlı Müslümanlara yönelik geçmiş yıllarda gerçekleşen ihlaller arasında işkence, tecavüz, tutuklamalar, zorla kaybetmeler, evlere ve mülke zarar da yer alıyor.

Bu, bir etnik temizliktir ve tüm bunlar insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamına girer. General Min Aung Hlaing gerçekleşen sistematik ve planlı saldırıları durdurma gücüne sahip.

Myanmar ordusunun ve güvenlik güçlerinin bu korkunç şiddet kampanyasına sessiz kalmayın.

İmza kampanyamıza katılarak, Myanmar Ordusu Kıdemli Generalini Arakan'daki şiddet kampanyasını ve insan hakkı ihlallerini durdurmaya ve Arakan'a insani yardımların, BM'nin, bağımsız gazetecilerin ve insan hakları gözlemcilerinin güvenli ve engelsiz bir şekilde erişimini sağlamaya çağırın.

 

ARKA PLAN

Arakan'ın Müslüman halkı Rohingyalar, Batı Myanmar'ın Bangladeş sınırında yer alan, Arakan eyaletinde yaşıyor.  

Rohingya halkı nesillerdir Myanmar'da yaşıyor olsa da Myanmar hükümeti onların Bangladeş'ten gelen "yasadışı" göçmenler olduğunu iddia etmekte ısrarcı ve onları yurttaş olarak kabul etmiyor.

Rohingya halkı sistematik ayrımcılık sonucu korkunç şartlar altında yaşıyor. Toplumun geri kalanından ayrılmış durumdalar ve özgür bir şekilde seyahat edemiyor, sağlık, eğitim ve çalışma haklarına erişemiyorlar.

2012 yılında Rohingya halkı ile çoğunluğu Budist olan Arakanlılar arasında gerilim artarak ayaklanmalara yol açtı ve sonucunda on binlerce Arakanlı Müslüman evlerinden edilerek ülke içindeki kötü şartlardaki kamplara sürüklendi. Bu kamplarda yaşayanlar toplumun geri alanından ayrı bir şekilde kamplara sıkışmış durumdalar.

Ekim 2016'da, Rohingya halkına mensup silahlı kişiler tarafından polis merkezlerine yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırılar sonucunda Myanmar ordusu Rohingya halkının tamamını hedef alan silahlı bir baskı kampanyası başlattı. Uluslararası Af Örgütü Rohingya halkına yönelik yasadışı öldürmeler, keyfi tutuklamalar, kadınlara yönelik tecavüz ve cinsel saldırı, okullar ve camiler dahil 1200'den fazla binanın yakılması dahil yaygın insan hakkı ihlallerini belgeledi.

Şu anda yaşanan mülteci dalgası, 25 Ağustos'ta Rohingya halkına mensup silahlı kişilerce güvenlik güçleri merkezlerine gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu Myanmar ordusunun başlattığı şiddet kampanyasının ardından gerçekleşti.

Ordu bütün bir halka düşman olarak yaklaşarak hukuksuz ve tamamen orantısız bir şekilde karşılık verdi. Bölgeden gelen raporlar sivillerin öldürüldüğüne ve tamamen yıkılan köylere işaret ediyor.

Myanmar hükümeti en az 400 kişinin öldürüldüğünü ifade ediyor ve çoğunu "terörist" olarak tanımlıyor.

Hükümetin fiili lideri Aung San Suu Kyi ordunun gerçekleştirdiği korkunç ihlalleri kabul etmiyor.

1831 İMZA İMZALA
Eylemi Paylaş:
111 2